Archive for Ekim, 2009

PTT’ye Dev Kargo Üssü TOKKİ den

Cumartesi, Ekim 31st, 2009

Toplu Konut İdaresi (TOKİ), PTT Genel Müdürlüğü için İstanbul Hadımköy;de dev bir Posta ve Kargo İşleme Merkezi kuruyor.
2011′de hizmete girecek merkez sayesinde, posta koduna gerek duyulmadan, adresleri elle yazılan mektuplar da otomatik olarak el değmeden ayrıştırılabilecek
TOKİ’den verilen bilgiye göre, PTT Genel müdürlüğü için kurulacak Posta ve Kargo İşleme Merkezi’ne ilişkin ihale, Eylül ayında yapıldı. İhaleyi, Kdv hariç, 54 milyon 770 lira bedel ile Siyah Kalem mühendislik kazandı.

Çatalca ilçesi (Hadımköy) Yassıören-Akpınar Sanayi Bölgesi’nde bulunan toplam 213 bin 555,41 metrekare alanda kurulacak merkezin, yaklaşık 60 milyon liraya mal olması, 400 günde tamamlanması öngörülüyor.

Yapımına bu yıl başlanan merkezin 2011′de hizmeti girmesi planlandı.

Verilen bilgiye göre, Japonya;dan getirilen ve TOKİ;nin yapımına başladığı binaya monte edilecek olan ‘Otomatik Mektup Ayırma Sistemi’ sayesinde, posta hizmetlerinde “maksimum hız, minimum hata dönemi” başlayacak. Böylece, 1986 yılında başlatılan posta kodu ile mektupların otomatik olarak ayrılması işlemi, posta koduna gerek duymayan ‘Otomatik Mektup Ayırma Sistemi; sayesinde, 23 yıl sonra hayata geçirilmiş olacak.

Yeni sistemde, bütün adresler, cadde, sokak, kapı numaralarına kadar işlenecek. Sistemin sahip olduğu adres veri tabanı sayesinde, el yazısıyla yazılan adresler bile anında okunarak otomatik olarak ayrıma tabi tutulacak.

Yeni sistem sayesinde, toplu gönderilerin yüzde 80′lik kısmının yapıldığı İstanbul;da ayrımdan kaynaklanan zaman kaybı ortadan kalkacak. Şimdilik İstanbul;un Avrupa yakasına dönük olarak mektup ayrım işlemi yapacak olan sistem, programlanması durumunda 81 ili kapsayacak şekilde ayrım yapabilecek

IMF Başkanı İşsizlik Azalmadan Zafer İlan Edilmez

Cumartesi, Ekim 31st, 2009

ABD ekonomisinin büyümeye geçmesini “iyi haber” olarak niteleyen IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, işsizlik oranlarına dikkat çekti.
İtalya’nın başkenti Roma’da gerçekleştirilen Uluslararası İşçi Festivali’nde konuşan Strauss-Kahn, “Büyüme geri geliyor ancak büyümenin yeniden başlaması ve işsizliğin düşüşe geçmesi arasındaki gecikme ülkelere bağlı olarak 10-12 ayı bulabilir” dedi. “Bu haberlerden tabi ki mutlu olmalıyız” diyen Strauss-Kahn, “Ancak bundan artık eski düzene geri dönebiliriz sonucunu çıkarmamalıyız. İşsizlik azalmadan zafer ilan edebileceğimize inanmıyorum” diyo konuştu. Strauss-Kahn, işsizlik oranlarının bir yıl kadar daha artacağı yorumunda bulunurken, desteklerin devamını da savundu. Strauss-Kahn, ekonomide ‘çift dip’ yaşanmaması için devletlerin ekonomik destek programlarına işsizlik düşene kadar, muhtemelen 10-12 ay daha devam etmesi gerektiğini belirtti.

ABD ekonomisi Yüzde 3.5 büyüdü

Cumartesi, Ekim 31st, 2009

En son 2008 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2.4 büyüme kaydeden ABD ekonomisinin, temmuz-eylül aylarını kapsayan dönemde yıllık yüzde 3.5 büyümesi memnuniyet yarattı.
ABD Başkanı Barack Obama da, bu konudaki memnuniyetini dile getirmekle birlikte, ekonomimizin tam olarak toparlanması için hâlâ uzun bir yol olduğunu açıkladı
Başka göstergeler de var

Obama, “Veriler, resesyonun hafiflediğini ve aldığımız önlemlerinin bir faydası olduğunu teyit ediyor, ancak ekonomimizi tamamen düzeltmek için uzun bir yolumuz olduğunu biliyorum” diye konuştu. Barack Obama, iş yaratılıp yaratılmadığı, ailelerin faturalarını ödeyip ödeyemediği ve iş yaşamında kredilerin akıp, işlerin doğru yapılıp yapılmadığı gibi ekonomik ilerlemenin ölçülmesi için başka göstergeler de olduğunu ifade etti.

Her aile ipotekle uğraşıyor

ABD Hazine Bakanı Timothy Geithner de yaptığı açıklamada, milyonlarca kişi için hâlâ zor günlerin devam ettiğini belirterek, işsizliğin hâlâ kabul edilemez derecede yüksek seyrettiğini söyledi. Geithner, “Her aile ipotekle, her küçük işletme kredi sıkışıklığıyla karşı karşıya. Resesyon hala canlı ve güçlü” dedi.

Teşvikler bitince ne olacak

Ekonomistler, büyümede, teşvik planı ve hurda karşılığı otomobil satışı programının etkisi olduğunu, planın sona ermesiyle büyümenin sona erebileceği endişesini taşıyorlar. ABD’de toparlanma yavaş bir seyir izlerken, hâlâ işsizlik oranı rekor yüzde 9.8 seviyelerinde kalmayı sürdürüyor

Koç Tüpraş 2 Milyar Dolar Yatıracak

Cumartesi, Ekim 31st, 2009

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Fortune dergisine verdiği röportajda ekonomik kriz nedeniyle devam eden yatırımları durdurmadıklarını, ancak acil olmayan her türlü yatırımı ertelediklerini söyledi.
Mustafa Koç, “Tüpraş’ın 7-8 seneye yayılacak 2 milyar dolarlık bir yatırımı var, bu devam ediyor. Ama bunun dışında beyaz eşyada, otomotivde yapmayı düşündüğümüz yatırımların çoğunu ertelemek zorunda kaldık” dedi
Kriz önlemleri

Mustafa Koç, kriz ortamında aldıkları somut önlemleri ise şu sözlerle alattı: “Üretimi kısma, stokları en az seviyeye indirme, kısıtlı kaynakları daha verimli kullanma, kırtasiyeden arabanın benzinine kadar her türlü tasarruf tedbirine riayet etme gibi birçok önlem aldık. Ve bu da hakikaten çok ciddi bir şekilde pozitif olarak bize geri döndü. Bu uygulamayı kriz bittikten sonra da mümkün olduğu kadar devam ettirmeye çalışacağız.”

Enerjide büyüme planları

Şu anda ellerinde bulunan elektrik santrallarının 350 megawatt kapasitesi olduğunu ve bunu 2-3 bin megawatta çıkarmaya çalışacaklarını belirten Koç, “Bunun için de ya sıfırdan bir santral kurulacak veyahut mevcut satılığa çıkabilecek olan santrallerden birini alacağız. Bunu ciddi bir şekilde planlıyoruz” diye konuştu. “Tüpraş’ın Opet ya da Rus petrol şirketi Lukoil ile birleşmesi gündeme geldi mi” sorusuna Koç, şöyle yanıt verdi: “Opet ile böyle bir durum söz konusu olmadı. Lukoil ise ortaklık için çok kez kapımıza geldi. Biz de nazik bir şekilde reddettik.”

Elektronikte yeni marka alabilir

Koç, yeni satın almalar konusunda şunları dile getirdi: “Önümüzdeki yıl Arçelik için Grundig’in yanında ikinci bir Avrupa markası çok büyük bir avantaj olur. Grundig çok iyi bir marka; özellikle İsviçre, Avusturya, Almanya gibi Almanca konuşulan ülkelerde ama eskidi artık. Bizim jenerasyonumuzun altına çok fazla hitap etmiyor. Daha doğrusu bilinmiyor. Bunu tekrar canlandırmak çok ciddi bir maliyet gerektiriyor.”

Doğan Grubu’na kesilen cezadan iş dünyası rahatsız

Mustafa Koç, Doğan Grubu’na kesilen vergi cezası ile ilgili olarak şunları söyledi: “TÜSİAD gerekli desteği veriyor Doğan Grubu’na. Bu tip keyfi uygulamalar olmamalı, çünkü çok sübjektif bir karar bu. Bundan iş dünyası gayet rahatsız. Bağımsız bir gelir idaresi dedik durduk. Bunu tabii ki siyasi irade seçecek ama ondan sonraki uygulamaların gerçekten de bağımsız olması lazım.

İlk spor oteli açıldı

Cumartesi, Ekim 31st, 2009

Tatilde ‘’yan gelip yatmak’’ devri tarihe karışıyor. Dinlenme ile birlikte tatile gittikleri yerlerde ‘’aktivite’’ isteyenlerin sayısı giderek artıyor. Aydınoğlu Otel, Türkiye’nin ilk ve tek spor oteli olarak bu ihtiyaca cevap vermek için kuruldu.
Dinlenmek, eğlenmek, zihni ve bedeni forma sokmak için aranan tüm olanaklar Aydınoğlu Otel’de konukların hizmetine sunuluyor
Dört mevsim tatil keyfi ve sağlıklı yaşam atmosferini yaratmak için tasarlanan otelde, her biri özel olarak tasarlanmış 28 oda, konukların günlük yaşamını kolaylaştırmak amacıyla en yeni teknolojik olanaklarla donatıldı. Tatilde alınan ekstra kalorilere karşı ilk silah olan fiziksel aktiviteler için de imkanlar sunuyor.

Otel, uzman eğitmenler eşliğinde tenisten futbola, Türk hamamından sauna ve SPA’ya kadar misafirlerin spor yaparak aynı zamanda da dinlenmelerine olanak sağlayan bir otel olarak düşünülmüş.

Ayrıca otelde özel gruplar ve toplantılar için de salon alternatifleri sunuluyor

Çaykur`dan açıklama

Cumartesi, Ekim 31st, 2009

ÇAYKUR Genel Müdürü Ekrem Yüce, 1990 yılından 2009 yılına kadar satışa sunulan kuru çayların radyoaktif analizlere tabi tutulduğunu, herhangi bir olumsuz veri elde edilmediğini bildirdi.
Yüce, yaptığı yazılı açıklamada, kozmik bilim, bio enerji, sağlıklı yaşam konularında uluslararası çalışmaları bulunan Prof. Dr. Ahmet Maranki’nin ulusal bir gazetede çay hakkında çay üreticilerini, ÇAYKUR’u ve genelde bölge ekonomisini zor durumlara düşürebilecek talihsiz açıklamalarda bulunduğunu belirttiAçıklamasında, çay hakkında Maranki’nin yaptığı açıklamaların hiçbirinin gerçekle ilgisinin olmadığını öne süren Yüce, şöyle devam etti:

“Ahmet Maranki’nin açıklamalarından biri, 1986 yılında meydana gelen Çernobil olayının etkilerinin halen devam ettiğidir. 1986 yılındaki Çernobil olayından sonra ÇAYKUR’a ait bütün depolar, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nca (TAEK) taranmış ve yapılan ölçümler sonucunda, 58 bin 70 ton ÇAYKUR çayının imhasına karar verilmiştir. İmhasına karar verilen çaylar ÇAYKUR’a ait fabrikaların yeşil alanlarına TAEK gözetiminde gömülmüştür. Gömü alanları her yıl TAEK tarafından kontrol edilmiş, bu konuda radyoaktif sızıntı olduğu veya radyoaktif elementlere rastlandığı rapor edilmemiştir.”

Yüce, TAEK tarafından yapılan radyoaktif incelemeler dışındaki çalışmaların ve sözde ölçümlerin hiçbir bilimsel değeri olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Çernobil olayından bu yana 23 yıl geçmesine rağmen halen radyoaktif ölçme yapıldığı beyanının hiçbir bilimsel değerinin olmadığı aşikardır. Ayrıca gerek yurt içi gerekse yurt dışı satışlarımız öncesinde bütün çay nevilerimiz radyoaktif analizlere tabi tutulmaktadır. 1990 yılından 2009 yılına kadar satışa sunduğumuz çaylarımız radyoaktif analizlere tabi tutulmuş olup, herhangi bir olumsuz veri elde edilmemiştir. Bu konudaki analizlerin tamamı da özel laboratuvarlarda değil, radyoaktivite konusunda resmi kurum olan TAEK tarafından yapılmıştır. En son analizler 9 Temmuz 2009 tarihinde ve yine TAEK’çe yapılmıştır.”

Yüce, bu açıklamaların göstereceği gibi Prof. Dr. Maranki tarafından verilen beyanatın gerçekleri yansıtmadığını, konunun hukuki açıdan da değerlendirileceğini bildirdi

Petki,den iran ortaklıgı

Cumartesi, Ekim 31st, 2009

PETKİM Genel Müdürü Kenan Yavuz, İran devlet şirketi NPC International şirketiyle ortak yatırım konusunda fizibilite yapmak üzere çalışma başlattıklarını söyledi.
Yavuz, NPC ile son olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İran temasları sırasında bir ortak tesis için fizibilite çalışması yapmak üzere ön anlaşma imzaladıklarını bildirdi. Petkim’den dün yapılan açıklamada, NPC International Ltd. (NPCI) ile İran’ın Türkiye sınırına yakın konumdaki Batı Azerbaycan bölgesinde Süspansiyon Polivinil Klorür (S-PVC) fabrikası ile kimya tesislerinin yüze 50-50 ortaklıkla kurulmasına yönelik ön anlaşma imzalandığı bildirildi. Anlaşmanın 300 bin ton/yıl kapasiteli S-PVC fabrikası ve bu fabrikaya yeterli ham maddeyi sağlayacak 187 bin ton/yıl kapasiteli KA, 301 bin ton/yıl kapasiteli VCM tesislerinin kurulmasına yönelik ekonomik, teknik değerlendirme ve fizibilite çalışmalarını başlatmak üzere imzalandığı belirtildi

Türkmenistan yeni petrol gemisi aldı

Cumartesi, Ekim 31st, 2009

Türkmenistan, deniz ticaret filosuna yeni petrol gemisi kattı. “Hazar” yük gemisi Türkmenistan’ın siparişi üzerine Rusya’nın Krasnıy Sormovo fabrikasında inşa edildi. 7 bin ton yük taşıma kapasitesine sahip olan gemi 15,5 milyon dolara mal oldu. Gemi, Türkmenbaşı limanına getirildi.
Türkmenistan, iki ay önce yine aynı fabrikada “Sumbar” adlı gemi inşa ettirmişti. Rusya’da inşa edilen gemiler petrol ürünlerini taşımak için kullanılacak.

Gemilerin toplam maliyeti 31 milyon dolar. Türkmenistan, petrol ürünlerini taşıyacak tankerlerin yapımı için İslam Kalkınma Bankası’ndan kredi almıştı.

Türkmenistan, deniz ticaret filosunu kurarak, kendi ürünlerini yurtdışına ihraç etmeyi panlıyor. Ayrıca, deniz üzerinden yük taşımacılığından devlet hazinesine önemli bir gelir kazandırmayı amaçlıyor.

Portakal üreticileri dertli

Cumartesi, Ekim 31st, 2009

Türkiye portakal üretiminin yüzde 27′sinin karşılandığı Antalya’da üreticiler, portakal fiyatlarından memnun değil.
Antalya Tarım İl Müdürü Bedrullah Erçin, yaptığı açıklamada, 2004 yılı verilerine göre Türkiye narenciye üretiminin yüzde 16′sının Antalya’dan karşılandığını, Türkiye portakal üretiminin ise yüzde 27′sinin sağlandığını bildirdi. 2008 yılı verilerine göre, Antalya’da portakal üretiminin az da olsa artış gösterdiğini belirten Erçin, geçen yıl 149 bin 61 dekar alanda toplam 469 bin 676 ton narenciye üretimi yapıldığını söyledi
Antalya’da geçen yıl 380 bin 618 ton portakal üretimi gerçekleştiğine işaret eden Erçin, üretimin 121 bin dekar alanda yapıldığını vurguladı. Erçin, şöyle konuştu:

“Portakalın gerek iç, gerekse dış pazar açısından çok büyük öneme sahip olduğu açıkça görülmektedir. Antalya’da portakal üretiminin ülke genelinde sağladığı avantajı, limon, mandarin, altıntop ve turunç üretiminde görmek mümkün değil. Turizm baskısı, arazi rantının yüksek oluşu, üretim maliyetlerinin fazla, satış fiyatlarının düşük olmasına rağmen narenciyede sınırlı bir artış görülmektedir.”

Dünyada ve Türkiye’de portakal ve limon üretiminin en üst seviyeye ulaştığını ifade eden Erçin, “Ülkemizde üretim, tüketimi karşılamaktadır. Ayrıca, portakalın ve limonun depolanmasındaki gelişmeler ile farklı dönemlerde yetişen çeşitlerin bulunması nedeniyle pazarda 8-10 ay ürün bulunmaktadır. Narenciyede gelişmeler, yılın 12 ayına yayılacak şekilde erkenci ve geçici çeşitlerin geliştirilmesi yönünde olmalıdır. Ülkemizde taze tüketim için yeni mandarin çeşitlerinin yayılması pazar bulma açısından önem taşımaktadır” diye konuştu.

FİNİKE PORTAKALI

Finike Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Uygun, uluslararası alanda tescil edilen ve markalaşan Finike Portakalı’nın fiyatından üreticilerin memnun olmadığını söyledi. Portakalın bahçede dalında 70 kuruşa zor alıcı bulduğunu anlatan Uygun, şunları kaydetti:

“Portakal, dalında 70 kuruşa alıcı bulabiliyor. 4-5 yıldır aynı devam eden fiyatlar, üreticinin girdi maliyetlerini karşılamıyor. Bu yıl da narenciye üreticileri umduğunu bulamadı. Limon fiyatları bu sezon da istenilen ölçüde değil. Limon, para kazandırmıyor. Dalında 30 kuruşa alıcı bekliyor. Mandalina fiyatları ise 60-70 kuruş civarında seyrediyor. Çiftçinin beklentisi bu fiyatlar değil. Üretici portakal fiyatlarından memnun değil.”

Kokusu ve aromasıyla marka olan Finike Portakalı’nın son sekiz yılda ürün kalitesi ve girdi maliyetlerinin arttığını anlatan Uygun, bu sürede sadece fiyatların değişmediğini belirtti. Sekiz yıl öncesine kadar var olan çekirdekli yuvarlak portakalın yerine Washington portakal bahçelerinin kurulduğunu dile getiren Uygun, modernize edilen bahçelerde kaliteli portakal üretildiğini söyledi.

Finike Portakalının sekiz yıl önce dalında 80-120 kuruş arasında alıcı bulduğuna dikkati çeken Hüseyin Uygun, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Girdi maliyeti yüzde 350 oranında arttı. Buna karşılık satış fiyatlarında artış olmadı. Portakal şu an dalında 70 kuruşa alıcı bekliyor. Üreticiler, bankaların verdiği kredi desteğiyle ayakta durmaya çalışıyor. Türkiye genelinde 3 milyon ton narenciye rekoltesi var. Finike 300 bin ton ile yüzde 10′luk üretim payına sahip.

Limon rekoltesi de ülke genelinde 650 bin ton. Bunun 250 bin tonu iç piyasada tüketiliyor. İhracatın yeterli olmaması nedeniyle limon 7-8 yıldır 20-25 kuruşa dalında alıcı bekliyor.”

Küresel kriz nedeniyle Antalya’dan yapılan narenciye ihracatı geçen yıla göre azaldı. Avrupa Birliği ülkeleri, Rusya ve Ukrayna başta olmak üzere 60′dan fazla ülkeye, yılın 10 aylık döneminde 23 bin 547 ton portakal, mandarin, limon ve greyfurt ihracatı yapıldı. Bu satıştan 15 milyon 608 bin 82 Dolar döviz girdisi sağlandı.

Geçen yıl sonu itibariyle 48 bin 209 ton narenciye ihracatından ise 35 milyon 852 Dolar elde edilmişti

Doğalgaza yetkili agızdan yeni yıla kadar yok

Cumartesi, Ekim 31st, 2009

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, eldeki verilere göre yılbaşına kadar doğalgazda zam görülmediğini söyledi.
Bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Denizli’ye gelen Yıldız, Vali Yavuz Ekmen’i makamında ziyaret etti
Burada gazetecilerin doğal gaza zam beklentisi hakkındaki sorularını cevaplandıran Bakan Yıldız, konunun 2008 Şubat ayından itibaren Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)’nun yetkisinde olduğunu hatırlatarak, “Önceden fiyatları belirlemek söz konusu değil ancak şu anki veriler, yılbaşına kadar zam olmadığını gösteriyor.” dedi.

Türkiye’nin enerji arz güvenliğini sağlamak için bölge ülkelerine bir dizi ziyaretlerde bulunduğunu vurgulayan Bakan Taner Yıldız, “Dünyada doğalgaz ve petrol fiyatlarının yükselme eğiliminde olması, kişileri bu tür yorumlara itebilir. Yılbaşına kadar zam görülmüyor. Yapılacak olursa kamuoyuyla paylaşacağız.” şeklinde konuştu.

Bu kış sanayide doğalgaz kesintileri de beklenmediğine değinen Yıldız, “En fazla gaz Ukrayna üzerinden geliyor. Onların da Rusya’yla bazı problemleri oluyor. Bunların yaşanmamasını temenni ediyoruz. Bu yıl Ukrayna üzerinden gelecek gazda sıkıntı çıkacağını tahmin etmiyorum. Avrupa Birliği’nin de hassasiyeti var.” ifadelerini kullandı.

Enerjide özelleştirmelerin devam edeceğini kaydeden Bakan Taner Yıldız, “En son çıkardığımız üç bölgeyle beraber 29 firma müracaat etti. Bu ilgi bizi sevindirdi. 2010 yılı sonuna kadar önemli bir mesafe kat etmemiz gerekiyor. Daha çok serbestleşen rekabetin piyasasının olduğu, hem de hizmette kalitenin arttığı noktaya gelmemiz lazım.” şeklinde konuştu.

Sanayiciye ucuz elektrik verilmesinin mevcut şartlarda mümkün olmadığını da anlatan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, şunları kaydetti: “İndirimi gerektirecek bir rakam yok. Enerjinin 40′ta 1′ini doğal gazla üreten, 39′unu ithal eden bir ülkeyiz. Bu istemediğimiz bir durum olsa da gerçek. Doğal gaz girdilerini biz belirlemiyoruz. Beş ay önce petrolün varil fiyatı 50 dolara düşmüştü, şimdi 80 dolarda. Bunu kamu kaynaklarından finansa edemeyiz.”

Bakan Yıldız’ın ziyaretinde AK Parti Denizli milletvekilleri Mehmet Yüksel, Mithat Ekici ve Mehmet Salih Erdoğan ile Belediye Başkanı Nihat Zeybekçi de hazır bulundu.

Ziyaret sonunda Vali Erkmen, Yıldız’a bir hatıra plâketi takdim etti