Archive for Haziran, 2009

Honduras kaynıyor Zelaya pes etmiyor

Salı, Haziran 30th, 2009

Honduras’ta geçen gün darbe olmuş yönetimi ele geçirmişti ama sokaklardaki gösteriler git gide artıyor ve yatıştırmakta zorlanıyor. İşte hyaberimiz;

Honduras’ta, darbeyle iktidardan uzaklaştırılan devlet başkanı Manuel Zelaya, 2 Temmuz Perşembe günü Güney Amerika liderleriyle birlikte ülkesine döneceğini açıkladı.

Manauel Zelaya, Birleşmiş Milletler’de yaptığı açıklamada, ülkesine dönüşte kendisine Arjantin Devlet Başkanı Cristina Fernandez, Ekvador Devlet Başkanı Rafael Correa ve Amerikan Devletleri Örgütü (OAS) Başkanı Jose Miguel Insulza’nın eşlik edeceğini söyledi.

Devrik lider Zelaya, perşembe günü ülkesine ”devlet başkanı” olarak döneceğini de vurguladı.

2006′da iktidara gelen Zelaya, ikinci kez seçilmesinin yolunu açabilecek referandum girişiminde bulunduğu gerekçesiyle askerler tarafından devrilerek Kosta Rika’ya sürülmüş ve darbe uluslararası toplumun tepkisini çekmişti.

Honduras’ta, darbe sonrası devlet başkanlığına vekalet eden Roberto Micheletti, Zelaya’nın, ülkesine dönmesi durumunda tutuklanabileceği uyarısında bulunmuştu.

MGK toplantısı bitti Erdoğan ve Başbuğ köşkte

Salı, Haziran 30th, 2009

Milli Güvenlik kurulu toplantısı bitmesine rağmen ’ın ve Genelkurmay başkanı İlker Başbuğ’un hala çankaya köşkünde durması hala mini toplantı devam ediyor diye düşüncelere yol açtı. İşte bugünkü gündemi meşgül eden haberimiz;

Cumhurbaşkanı Gül’ün başkanlığında Çankaya Köşkü’ndeki MGK toplantısı sona erdi. Zirve ile ilgili kısa bir açıklama yapılırken Erdoğan ve Başbuğ Köşk’ten ayrılmadı.

Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) Haziran ayı olağan toplantısı saat 13.30′da başladı. Toplantıda, iç ve dış gelişmeler değerlendirildi.

Kabine değişikliğinin ardından Devlet Bakanı ve Yardımcısı Bülent Arınç, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin, MGK toplantısına ilk kez katıldı.

Saat 13.30′da başlayan Milli Güvenlik Kurulu toplantısı 21.15 dolayında sona erdi. MGK toplantısı ile ilgili şu açıklama yapıldı

Cumhurbaşkanı başkanlığındaki Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi.

MGK’nın Çankaya Köşkü’ndeki Haziran Ayı Olağan Toplantı, 7 saat 40 dakika sürdü.

Toplantıya Türkiye’nin Irak Özel Temsilcisi Murat Özçelik de katıldı.

Çankaya Köşkü’ne saat 14.00′te giriş yapan Özçelik, 17.20′de ayrıldı.

Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Ertuğrul Apakan da saat 19.10′de Köşk’ten ayrıldı.

Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında, ”devletin kurumlarını yıpratmaya yönelik beyan ve yayınlara ilişkin tepki ve düşüncelerin dile getirildiği” belirtilerek, ”bu tür faaliyetlerin ülkeye bir fayda sağlamayacağının teyit edildiği” bildirildi.

Milli Güvenlik Kurulu’nun yaklaşık 8 saat süren toplantısının ardından MGK Genel Sekreterliğince yayınlanan bildiri şöyle:

”Toplantıda, ülke güvenliğini etkileyen iç ve dış gelişmelerin kapsamlı bir değerlendirmesi yapılmış; ülkemizin bütünlüğünü ve milletimizin birliğini ve huzurunu bozmaya yönelik her türlü faaliyete karşı yürütülen mücadelenin, halkımızın güven ve desteği ile sürdürüleceği belirtilmiştir. Bu konuyla ilgili çalışmalar da gözden geçirilmiştir.

Ayrıca devletimizin kurumlarını yıpratmaya yönelik beyan ve yayınlara ilişkin tepki ve düşünceler dile getirilmiş, bu tür faaliyetlerin ülkemize bir fayda sağlamayacağı teyit edilmiştir.

Kıbrıs sorunun adil ve kalıcı biçimde çözüme kavuşturulmasının bölgede güvenlik, istikrar ve refahın sağlanabilmesi açısından önem arz ettiği; Türkiye’nin, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin iyi niyet misyonu çerçevesinde yürütülmekte olan kapsamlı çözüm müzakerelerini ve bu bağlamda Kıbrıs Türk tarafının yapıcı çabalarını desteklediği, çözümün; siyasi eşitlik, iki kesimlilik ve eşit statüde iki kurucu devlete haiz yeni bir ortaklık çerçevesinde bulunması, garanti ve ittifak antlaşmalarının devamı, çözümün hukuki güvenlik ve kesinliğinin teminat altına alınması, ilgili tüm tarafların sürece zarar verecek yaklaşımlardan kaçınmaları ve Birleşmiş Milletler süreci ile parametrelerine sahip çıkmaları gerektiği vurgulanmıştır.

Terörle mücadele boyutu dahil, Türkiye-Irak ilişkilerindeki son gelişmeler etraflıca değerlendirilmiştir.”

MGK toplantısı sonrası Cumhurbaşkanı Gül, Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ’un Köşk’teki görüşmesi sürüyor. Köşk’teki toplantıya Yardımcısı Cemil Çiçek ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in de katıldığı belirtiliyor.

Kurmay albay Dursun çiçek tutuklanacak mı?

Salı, Haziran 30th, 2009

Kurmay albay ergenekon savcıları tarafından tutuklanma talebi ile mahkemeye sevkedildiler. Buda gösteriyorki ergenekon savcıları o belgede dursun çiçeğin imzası olduğunu düşünüyorlar. İşte ayrıntılar:

Ergenekon soruşturması kapsamında 9 albayın ifadesi tamamlandı, Albay Çiçek mahkemeye sevk edildi..

”Ergenekon” soruşturmasını yürüten Cumhuriyet savcılarınca ifadeleri alınan 9 muvazzaf subaydan Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek, mahkemeye sevk edildi.

Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne getirilen 9 muvazzaf subayın, Zekeriya Öz’ün de aralarında bulunduğu Cumhuriyet savcılarınca ifadeleri alındı.

Albay Dursun Çiçek, tutuklanması istemiyle İstanbul Nöbetçi 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi. İfadeleri alınan diğer 8 albaydan dördü denetimli serbestlik kararıyla mahkemeye sevk edildi. Diğer 4 albay ise sorgularının tamamlanmasının ardından adliyeden ayrıldı.

‘İrtica ile Mücadele Planı’nın altında imzası olduğu iddia edilen Albay Dursun Çiçek hakkında Genelkurmay Askeri Savcılığı, “kovuşturmaya gerek yoktur” kararı vermişti.

Albay Dursun Çiçek dışında İfadeye çağrılanlar isimler şöyleydi: Gölcük Donanma Komutanlığı’nda görevli Kurmay Albay Muharrem Nuri Alacalı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda görevli Kurmay Albay Dora Sunguray, Levent Görgeç, Mert Yanık, Aydın Odabaşı, Şafak Yürekli, İbrahim Koray Özyurt ve Tayfun Duman.

Kerkük yine kana bulandı

Salı, Haziran 30th, 2009

Irak’ın Kerkük kenti son zamanlarda intihar eylemlerine sahne oluyor. Kim nasıl ve ne nedenle yapıyor bilinmiyor ama saldırılarda hep siviller ölüyor.

Irak’ın kuzeyindeki Kerkük’te, bomba yüklü araçla düzenlenen saldırıda ölü sayısı 25′e, yaralı sayısı ise 40′a yükseldi.

Irak polisi, Kerkük’ün Şurca bölgesinde akşam saatlerinde halkın alışveriş yaptığı sırada bomba yüklü aracın infilak ettirildiğini söyledi.

Polis, 25 kişinin öldüğü, 40 kişinin de yaralandığı saldırıda can kaybı sayısının daha da artabileceğini bildirdi.

-Irak güvenlik anlaşması çerçevesinde askerleri, Irak’taki yerleşim birimlerinden çekilmişler, Irak hükümeti de bugünü ”Ulusal Egemenlik Günü” olarak adlandırmıştı.

Irak’taki Ordusu da askerlerinin gece yarısından sonra kent merkezlerinden çekilmesi öncesi 4 askerinin öldürüldüğünü bildirmişti.

Münevver karabulut katili cem garipoğlu bulunacak

Salı, Haziran 30th, 2009

İstanbul emniyet müdürlüğüne yeni atanan Hüseyin çapkın ’un katili cem garipoğlu’nun mutlaka bulunacağını söyledi. İstanbul’un yeni Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, İstanbul Valisi Muammer Güler’i makamında ziyaret etti.

Vali Güler, burada yaptığı açıklamada, Çapkın’ı 15 yıl öncesinden Gaziantep Valiliği döneminde tanıdığını ve birlikte çalıştıklarını söyledi.

Çapkın’ın, emniyet teşkilatının en kıdemli müdürlerinden biri olarak 6’sı büyükşehir olmak üzere 8 ilde görev yaptığını kaydeden Güler, İstanbul’da huzur ve asayişin temini için her türlü gayreti göstereceğine inandığını ifade etti.

Çapkın ile İstanbul’da güzel hizmetler yapacaklarını dile getiren Güler, Osmaniye Valiliği’ne atanan Celalettin Cerrah’a da hizmetlerinden dolayı teşekkür ederek, yeni görevinde başarılar diledi.

Bunun bir hizmet bayrağı olduğunu ifade eden Güler, bu bayrağı devralanların bu nöbeti en iyi şekilde sürdürmenin gayreti içinde olacaklarına inandığını belirtti.

Vali Güler, valilik ve İl Özel İdaresi olarak emniyet teşkilatına desteklerinin bundan sonra da süreceğini kaydetti.

İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın da Vali Güler ile daha önceki yıllarda keyifle çalıştıklarını belirterek, emniyet teşkilatına her türlü desteği veren bir mülki amirin kendileri için bir şans olduğunu söyledi.

Polisliğin zor ve çileli bir meslek olduğunu anlatan Çapkın, ”Arkadaşlarımızın keyif alarak daha yoğun olarak çalışmalarını sağlayacağız ve hizmet bayrağını biraz daha yukarıya dikmek için çaba sarf edeceğiz” dedi.

-”HER POLİS O SIZIYI İÇİNDE HİSSEDİYOR”-

Daha sonra basın mensuplarının sorularını cevaplayan Çapkın, ‘ cinayeti için herhangi bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?” şeklindeki bir soruya karşılık olarak, cinayetini tüm Türk kamuoyunun bildiğini anımsatarak ”Her polis o sızıyı içinde hissediyor. Özellikle İstanbul polisi. Hepimiz çoluk çocuk sahibiyiz. Her polis kendi çocuğunun katilini arar gibi arıyor” diye konuştu.

Çapkın, bu konuda var olan çaba ve çalışmalara kendisinin de dahil olacağını ifade ederek, ”O sancıyı biz de içimizde hissediyoruz” dedi.

”Görevi devraldıktan sonra konuyla ilgili dosyayı incelediğiniz yolundaki haberler doğru mu?” şeklindeki soru üzerine de Çapkın, ”Tabii ki en önemli işlerden bir tanesi. Tabii ki soracağız böyle bir şey” karşılığını verdi.

”İstanbul’da önceliğiniz olacak mı?” şeklindeki bir soruya da Çapkın, polisin suçla mücadelede ”A suçu”, ”B suçu” diye bir önceliğinin olmadığını ifade ederek, ”Halkımızı rahatsız eden her türlü suç biçimiyle tereddütsüz mücadele edeceğiz” diye konuştu.

-GARİPOĞLU AİLESİYLE İŞBİRLİĞİ-

İstanbul Valisi Muammer Güler de ”Cinayetin aydınlatılması için Garipoğlu ailesi ile işbirliği yapılıyor mu?” şeklindeki soru üzerine, bunun işin adli boyutu olduğu belirterek, adli seviyede de cumhuriyet savcılığının nezaretinde, adli zabıta kapsamında polisin her türlü çalışmayı yaptığını, ailesiyle de değişik kurulan bağlar olduğunu söyledi.

Şu anda cinayetinin en önemli yönünün asli failin elde olmayışı olduğunu ifade eden Güler, şunları kaydetti:

”Başka faillerin de olup olmadığı henüz daha aydınlatılabilmiş değil. Çünkü alınmış bulunan DNA örnekleriyle ilgili araştırma kısmen sürüyor. O daha tamamlanmış değil ama şu anda bilinen, görülen asli failin elde olmayışıdır. O fail yakalandığında tabii işin diğer boyutları da ortaya çıkacaktır. Olayın hemen akabinde çok kısa süre içerisinde faili ve bütün delilleri ortaya konulmuştur. Asli delillerin çoğu eldedir. Tabii yakalanması çok önemlidir. Bu anlamda arkadaşlarımızın kurduğu özel timler takip ediyor, yurt dışında da takip ediliyor. Ben yakalanacağına olan inancımı saklı tutuyorum. Ve arkadaşlarımın da bu konuda böyle bir cinayetin tümüyle aydınlatılmış olması polis içinde prestij meselesidir. Onu da ayrıca belirmek isterim. Polisimiz de bu konuda her türlü çabayı gösterecek.

Ben ailesine manevi bir mükellefiyet olarak bunu tekrar hatırlatıyorum. Çünkü işin bir hukuki, bir de manevi nitelikte boyutu var. Ailesi için de elbette bu manevi açıdan bir yüktür. Onların da bu çocuğun yakalanması veya adalete teslim olması konusunda özel bir gayret göstermeleri gerekmektedir. Bunu ne derecede yapıyorlar o konuda bir şey söyleyemem.”

Vali Güler, ”Yurt dışında arıyoruz” sözlerine ilişkin soru üzerine de ”Yurt dışında arıyoruz demek bütün dünya polisinin müştereken yaptığı bir çalışmadır. Fransa’daki bir suçlunun da hakkında kırmızı bülten çıkartılmışsa ‘Türkiye’de Fransız polisi onu arıyor’ anlamına gelir” diye konuştu.

Güler, İstanbul’da son 7-8 yıl içinde meydana gelen cinayetlerin yüzde 90-95 yakalama oranı bulunduğunu belirterek, faili belli olmayan bir iki cinayet bulunduğunu ifade etti.

Boğaziçi köprüsünden atlayan bir kişi kurtuldu

Salı, Haziran 30th, 2009

Boğaziçi köprüsünden bugün atlayan bir kişi sağ olarak kurtulmayı başardı. İşte ayrıntılar; Boğaziçi Köprüsü’nden atlayan bir kişi, sudan sağ çıkartılarak hastaneye kaldırıldı. Alınan bilgiye göre, 34 HNF 08 plakalı otomobiliyle Anadolu yakasından Avrupa yakasına geçmek üzere Boğaziçi Köprüsü’ne giren Murat Ş. (36), aracını köprü üzerinde bırakarak, korkulukları aşıp kendini boşluğa bıraktı.

Denize düştükten kısa bir süre sonra su yüzüne çıkan Murat Ş, balıkçılar tarafından kurtarılarak kıyıya çıkartıldı. Kuzguncuk sahilinde bekleyen bir ambulansa konulan Murat Ş, Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

Murat Ş’nin, vücudunda kırıklar bulunduğu bildirildi.

Hilmi özkök’ün komşusundan silah çıktı

Salı, Haziran 30th, 2009

Hilmi özkök’ün komşusunun evinden silah çıktı ve Hilmi Özkök bunun için neler demiş. Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’e, evinin yakınında bulunan silahlar ve kendisine yönelik suikastle ilgili sorular soruldu.

Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, İzmir’in Urla ilçesinde evinin bulunduğu sitenin yanındaki sitede yer alan bir evde silah operasyonu yapıldığını duyduğunu, ancak bu operasyonda ele geçirilen silahlarla ilgili ortaya atılan ve kendisine yönelik bir suikast hazırlığı olduğu yönündeki iddiaya katılmadığını söyledi.

Orgeneral Özkök, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen hafta Urla’daki evinin bulunduğu sitenin yanındaki sitede yer alan bir evde ruhsatsız silah operasyonu yapıldığını duyduğunu belirtti. Özkök, söz konusu siteyle kendi evinin bulunduğu site arasından yol geçtiğini kaydetti. Evin sahibinin, kendi evini de inşa eden müteahhit olduğunu dile getiren Orgeneral Özkök, şunları söyledi:

”Operasyonda, müteahhidin evinde ruhsatsız silahlar bulunmuş. Ancak polis bana suikast hazırlığı yönünde şüpheleri olduğuna yönelik uyarı ve bilgi anlamında bir şey söylemedi. Ben de bu iddiaya yönelik bir şey olduğunu düşünmüyorum ve değerlendirmiyorum.”

20 Haziran’da Urla Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ilçenin Yeniceköy Mahallesi Sefaköy Caddesi’ndeki bir evde Hint keneviri yetiştirildiği ihbarı üzerine eve baskın yapmış, evin bahçesindeki bekçi kulübesindeki bir çantada ruhsatsız olduğu belirlenen 3 tabanca, 1 av tüfeği ve 201 mermi bulunmuştu. Gözaltına alınan evin bahçıvanı Y.A. tutuklanmış, yardımcısı Z.E. ise savcılık tarafından serbest bırakılmıştı.

Michael Jackson otopsi raporu ilginç

Salı, Haziran 30th, 2009

Michael Jackson’ın otopsi raporu basın ile paylaşıldı ve ilginç detaylar göze çarptı. Gerçekten Michael Jackson hasta imiş ve ölmek üzereymiş. İşte ayrıntlar;

Michael Jackson’ın ani ölümü tüm dünyada bütün hayranlarını üzüntüye boğdu. Yetkililerden ölüm nedeni hakkında hiçbir açıklama yapılmadı. Sadece otopsisi yapılan ünlü yıldızın otopsi raporunun bir kısmı basın tarafından ele geçirildi.

İŞTE OTOPSİDEN İLGİNÇ DETAYLAR

1. Michael Jackson sadece 50 kiloydu.

2. Saçları tamamen dökülmüştü. Perukluydu…

3. Midesinden sadece ilaçlar çıktı. Yiyecek bir şey yoktu.

4. Vücundan özellikle dizlerinde ve baldırlarında morluklar bulundu.

5. Sırtında 10 santimetrelik bir kesik izi bulundu.

6. Kollarında, kalçasında ve bacaklarında iğne izleri bulundu.

7. Kalp masajı sırasında iki kaburgası zedelenmiş.

8. Tekrarlanmış estetik ameliyatlar nedeniyle burun köprüsü kemiği tamamen yok olmuş, yüzünün sağ tarafı çökmüş.

Michael Jackson’ın birbirinden güzel şarkılarının klipleri ve videolarını dinlemek için buyrun.

Darbe planı ile ilgili asker ne yaptı

Salı, Haziran 30th, 2009

Taraf gazetesinin bugünkü haberi aynen şu şekilde idi - Erdoğan, î Savcılığın belge açıklamasını adeta yok saydı: TSK içinde bu tür çaba var mı, yok mu araştırılmalı dedi.

, Genelkurmay î Savcılığı’nın, “AKP ve Gülen’i Bitirme Planı”yla ilgili verdiği takipsizlik kararını üstü kapalı olarak eleştirdi.

İnceleme ve soruşturmanın devam etmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, muhalefetten destek isterken Genelkurmay Başkanlığı’na da şu çağrıyı yaptı:

“Silahlı Kuvvetler’in içinde bu tür gayret, çaba var mı yok mu, orada da bu çalışmaların yapılması gerekiyor.”

Erdoğan, Arnavutluk’a hareketi öncesinde Esenboğa Havalimanı’nda Genelkurmay î Savcılığı’nın kararını değerlendirdi.

MİT Müsteşarı Emre Taner ile geçen hafta görüşen Erdoğan, Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala’nın yaptığı görüşmeden haberdar olduktan sonra

“İrticayla Mücadele Eylem Planı’nı istihbarat birimlerimiz tesbit etmişlerdir” demişti.

Erdoğan, bir gazetecinin

“Genelkurmay tarafından bu belgenin hazırlanmadığı sonucuna varıldığı açıklandı. Bu sonucu nasıl değerlendiriyorsunuz? Muhalefetin, ‘Bu belgenin kimler tarafından hazırlandığını bulmak hükümetin görevidir’ eleştirilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusunu şöyle yanıtladı:

Görev artık sivil yargının

î savcının vermiş olduğu karar noktasında, bundan sonraki süreç, benim anladığım kadarıyla, arkadaşlarımla da yaptığım görüşmelerde, daha önce de ileri sürdüğümüz gibi sivil yargının bundan sonraki süreci ele alacağı noktasındadır.

Çünkü bir siyasi parti hedef alınmıştır…

Burada bizler, hükümet olarak gerekli olan çalışmaları yapıyoruz. Ama en önemli adım, siyasi parti olarak, iktidar partisi olarak, biz suç duyurusunu savcılığa yapmış bulunuyoruz.

Burada savcılık gerekli çalışmaları yapacağı gibi bizler de gerekli çalışmaları yapacağız.

de kendi içinde araştırma yapsın

İnanıyorum ki Silahlı Kuvvetlerimiz de gerekli çalışmaları yapacak. Çünkü Silahlı Kuvvetler’in içinde bu tür gayret, çaba var mı yok mu, orada da bu çalışmaların yapılması gerekiyor.

Hep birlikte bir dayanışma içinde, iktidarıyla muhalefetiyle.

Yani muhalefet bu ifadeleri kullanarak kendisini bir kenara çekip alamaz. Onların da bildikleri, duydukları birçok şey olabilir.

Bunları da ilgili mercilere onların da bildirmesinde büyük fayda var. Bu, ülkemizin ortak bir meselesidir.

Demokrasiye gönül vermiş olan, demokratik hayatın vazgeçilmez unsuru olan tüm siyasi partilerin ortak sorunudur. Ve mücadelesini de hep birlikte vereceğiz.

Şüphesiz ki iktidar partisi olarak biz şu anda bu mücadelemizi sürdürüyoruz.

Nerede ne var, demokrasiyi zafiyete düşürmek için nasıl gayretler var, bizler bunun menşeine, nereye varırsa varsın inmenin gayreti içinde olacağız.”

Başbuğ nasıl bir çalışma yapacağını bilir

Erdoğan, î Savcılığın kararından sonra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ ile görüşüp görüşmediğini soran ve ardından da “‘Genelkurmay da gerekli çalışmayı yapmalı’ dediniz.

Atıfta bulunduğunuz nasıl bir çalışma, Genelkurmay nasıl bir çalışma yapmalı?” sorusunu yönelten bir gazeteciye ise şu karşılığı verdi:

“Bizim Genelkurmay Başkanımızla haftalık görüşmelerimiz oluyor. Genelkurmay Başkanımızın bu aralar yurtdışı seyahatleri nedeniyle bu çalışmalarımıza ara verdik.

Bugün (dün) yapmamız gereken çalışmayı da ben yurtdışına çıkıyorum, ondan dolayı yapamıyoruz. Artık döndükten sonra bunun değerlendirmesini yapacağız.

Fakat Silahlı Kuvvetler’in içerisinde ne gibi çalışma yapılması gerektiğini de başta Genelkurmay Başkanımız olmak üzere hepsi zaten gayet iyi biliyorlar ve gerekli çalışmayı da yaptıkları inancındayım.”

Erdoğan, bir gazetecinin,

“Taraf gazetesinde yayımlanan söz konusu planın perde arkasında AK Parti’ye yönelik yeni bir kapatma girişimi olduğu iddia ediliyor, bu konudaki görüşleriniz nedir? Yeni Anayasa çalışmaları konusu ne aşamada?”

sorusunun ilk bölümüne yanıt vermedi.

Erdoğan, partilerin kapatılmasını zorlaştırmayı da içeren Anayasa değişikliği konusunda ise parlamentodaki siyasi partilerin tümünün katılımını gerektiren, bir konsensüsü gerektiren bir çalışma yapmak istediklerini, ancak CHP’nin olumsuz yaklaştığını, MHP’nin ise “Önce görelim sonra bakarız” dediğini anımsattı.

Erdoğan, “Yaklaşımlar böyle olunca bu çalışmanın içerisine girmek sadece ülkede zamanı boşa harcamaktan öte bir şey olmayacak. Biz mevcut, şu andaki Anayasa’yla gitmek durumunda kalacağız” dedi.

Başbuğ, Erdoğan’a yanıt mı verecek

AKP ve Gülen’i hedef alan planı ima ederek,

“Silahlı Kuvvetler’in içinde bu tür gayretlerin olup olmadığı araştırılmalıdır. İnanıyorum ki Silahlı Kuvvetlerimiz de gerekli çalışmaları yapacak”

diyen Erdoğan’ın bu sözlerinin ardından Genelkurmay Başkanlığı’ndan sürpriz bir açıklama geldi.

Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesine konan bilgi notunda,

“26 Haziran 2009 Cuma günü saat 11.00’de Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Genelkurmay Karargâhı’nda bir basın toplantısı yapacaktır” dendi.

Toplantının konusuna ilişkin herhangi bir bilgi yok.

Ancak Orgeneral Başbuğ’un

“İrticayla Mücadele Eylem Planı” belgesine ilişkin tartışmaları değerlendirmesi bekleniyor.

Asker artık silah ihalelerine girmeyecek

Salı, Haziran 30th, 2009

artık silah alımlarında ihalelere girmeyecek. TSK’nın milyon dolarlık uçak, tank ve helikopter alım ihalelerini artık generaller değil Savunma Sanayii Müsteşarlığı’ndan sivil bürokratlar yapacak. İşte ayrıntılar:

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Müsteşarlığı’nın teşkilat şeması yeniden yapılandırıldı.

Bugüne kadar milyarlarca dolarlık alım gerçekleştiren ve başında korgeneral rütbeli bürokratın bulunduğu MSB Müsteşarlığı’nın yüksek bütçeli satın alımları, başında sivil bir bürokrat olan Murad Bayar’ın bulunduğu Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM) tarafından yapılacak.

UÇAK VE TANKLARI ALACAK

MSB mevzuatının teşkilat yapısında gerçekleştirilen değişikliğe göre, TSK’nin uçak, tank ve helikopter gibi silah ihtiyaçlarına ilişkin alımlar, sivil bürokrat tarafından yönetilen Savunma Sanayi Müsteşarlığı tarafından üstlenilecek.

Daha önce bu görevi, MSB Müsteşarlığı’na bağlı İç ve Dış Tedarik Daire Başkanlıkları yürütüyordu. MSB’nin bugünden itibaren geçerli olacak yeni teşkilat yapısı uyarınca İç Tedarik ve Dış Tedarik Daire Başkanlıkları kaldırıldı. Dış Tedarik Daire Başkanlığı’nın adı “Modernizasyon Mal ve Hizmet Tedarik Daire Başkanlığı” olurken İç Tedarik Daire Başkanlığı da “Cari Mal ve Hizmet Tedarik Dairesi” adını aldı.

PROJELERİ DEVRETTİ

Adı değiştirilen Dış Tedarik Daire Başkanlığı, özellikle Yabancı Askeri Satışlar yöntemiyle ’den alınan silah sistemlerinin koordinasyonunu yürütmekle görevliydi. Devam eden 30 adet “F-16 Blok-50 savaş uçağı” projesi Dış Tedarik Daire Başkanlığı tarafından başlatıldı ama projeyi yürütme görevi, SSM’ye verildi.

“Taktik tekerlekli araç ve tank taşıyıcı araç” projesi de yine bu müsteşarlığa devredilmişti. MSB’nin Dış Tedarik Daire Başkanlığı, son yıllarda silah ve teçhizat alımından çekilirken bu yetkisini fiilen Savunma Sanayi Müsteşarlığı’na verdi.

MSB’nin böyle bir yöntem izlemesinde, Savunma Sanayi Müsteşarlığı’ndaki yetişmiş personel sayısının fazla olmasının etkili olduğu belirtiliyor.

Dış Tedarik Daire Başkanlığı’nın, halen iki ayrı ihale ilanı bulunuyor. Bunlardan birincisi GPS Alıcısı ihalesi diğeri ise 6 adet B - 200 uçağı modernizasyonu. MSB teşkilat yapısında değişikliğe giderken ‘Müsteşar Adli İşler Yardımcılığı’ ve ‘Merkez Dairesi Başkanlığı’ isminde iki yeni birim kuruldu.

1980′DEN BERİ ALIYORDU

MSB Dış Tedarik Daire Başkanlığı, 1980′lerin sonunda Türk Hava Kuvvetleri envanterine girmeye başlayan F-16 alımlarını başlattı.

Bünyesinde o dönemde F - 16 Dairesi kuran Dış Tedarik Başkanlığı, 2000′lerin başına kadar Türk Donanması ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyacı olan ana platformların hemen hepsinin alımını gerçekleştirdi. Deniz Kuvvetleri’nin Gür ve Ay sınıfı deniz platformları da Dış Tedarik Başkanlığı’nca alındı.

Amerikan Hükümeti’nin Türk ordusuna yaptığı hibe ve yardımlarla kredili satışların hukuki prosedürleriyle, mali ödemeleri de Başkanlıkca yerine getirildi. MSB Dış Tedarik Başkanlığı, en fazla yerli katkıyı alarak kendi endüstriyel savunma sanayini kurma politikası doğrultusunda, 2002′den beri adım adım doğrudan tek kaynak alım yapma metodunu azaltmaya başlamıştı.